title mobile

Bölüm 563: 2. Sahne — Yeniden Yazma 8

Yanımda duran okurun omuzları titriyordu, kısık bir sesle fısıldadı.

"Savaşmayı düşünme, üçe kadar say ve birlikte kaçalım."

Emin değilim, ama bu adam muhtemelen ORV'yi sonuna kadar okudu.

Tabii ki.

Yok, okumamış olsan da seni affederim.

"Kaç, ahjussi. Senin de yüksek statların yok gibi."

"Hayır, seninle kalıyorum. Fazla vakit kalmadı, dayanırsak birazdan biter—"

Yaban domuzu gibi haykıran Lee Cheoldoo, adamın ensesine doğru atıldı.

Lee Cheoldoo'ya var gücümle vurdum.

"Hoppa."

Hafifçe sarsılan Lee Cheoldoo boruyu düşürdü. Ne var ki cüsse farkı yüzünden devrilmedi.

O an, Lee Cheoldoo'nun altın kaplama dişlerinin parıldadığını görebildim.

"Sen kahramansın."

Lee Cheoldoo kollarımı kolayca alt etti ve kafasıyla yüzüme vurdu.

Neyse ki [Karakter Listesi]'nde Kafa Atma becerisini gördüğümü hatırlayıp başımı geriye çektim, ama yine de sarsıcıydı. Görüşüm bir kez sarsıldı ve dizlerimin üstüne çöktüm.

Kendime geldiğimde, Lee Cheoldoo çoktan üzerime atlamış pozisyondaydı.

Olabildiğince sakin olduğumu göstererek ağzımı açtım.

"Cheoldoo Grubu'nun lideri, Lee Cheoldoo."

Bunu söylediğimde Lee Cheoldoo gözlerini kocaman açtı.

"Ne, beni tanıyor musun?"

"Hayatının geri kalanını katil olarak mı geçireceksin?"

"Velet seni…"

Lee Cheoldoo nahoş bir gülümseme takındı ve kulağıma sessizce fısıldadı.

"Senin gibi ölmekten daha iyi olmaz mıydı?"

[2 dakika kaldı.]

Cevap vermek yerine başımı çevirip etrafa baktım. Uzakta bu yana bakan insanları görebiliyordum. Biri ağlıyordu, biri dua ediyordu.

Kim Chulyang insanlarla ilahi söylüyordu. Aman Tanrım, böcekler, mikroplar, her ne ise; çoktan ölümümü onurlandırıyor gibi görünüyorlardı.

"Gülüyor musun?"

Lee Cheoldoo kaşlarını çatıp iki eliyle boğazımı sıktı. Bir kıkırdamayla nefesim çabucak kesildi.

Bu metroda tanıdığım kimsenin olmadığını bir kez daha fark ettim.

[1 dakika kaldı.]

Burada ne adil Lee Hyunsung vardı. Ne zayıflar için öne çıkan Yoo Sangah, ne böcek toplayan Lee Gilyoung. Ne kötülüğe karşı savaşan Jung Heewon, ne tekrarlanan regresyonlardan sonra aklını yitiren Yoo Joonghyuk. Ve…

Kafama giden oksijen keskin şekilde azaldı ve tüm bedenim gücünü yitirdi. Görüşüm bulanır bulanmaz, boğuk bir ses duydum. Bulanık görüşümün arasından Lee Cheoldoo'nun sendelediğini gördüm.

Lee Cheoldoo'nun arkasında biri tehlikeli şekilde elinde boruyla duruyordu.

Tanıdığım biriydi.

ORV'deki diğer karakterlerden daha sıradan biri.

İyi bildiği tek şey, 10 yıl boyunca okuduğu bir romandı.

Aslında ürkek olan ama sevdiği insanlar için defalarca ölümü göze alan, başkahramanım.

「Kim Dokja.」

Bir boğuk ses daha duyuldu ve Lee Cheoldoo kükreyerek yüzüme yumruk attı.

Kan kusarken, Lee Cheoldoo Kim Dokja'yı kovaladı.

Gözlerimi ovduğumda, Kim Dokja'ya benzeyen sırt kayboldu, kaçan okur ahjussi'yi gördüm.

[40 saniye kaldı.]

Okur ahjussi'yi yakalayan Lee Cheoldoo boruyu geri aldı.

Dudaklarımı silerek koştum.

[20 saniye kaldı.]

Sallanan boruya bakarak okur ahjussi'nin üstüne kapandım. Sırtımda baş döndürücü bir acı yayıldı.

Lee Cheoldoo'nun haykırışını duydum.

"Çıldırmış pislik! Seni öldürmezsem, zaten öleceksin!"

[10 saniye kaldı.]

"Şerefsiz seni! Şimdi senin yüzünden öleceğim! Hep—"

Hayatımda ilk kez parlak bir gülümsemeyle Lee Cheoldoo'ya yukarıdan baktım.

"Umurumda değil."

Lee Cheoldoo'nun kükremeleri, insanların çığlıkları ve kalbimin atışı birbirine karıştı.

[1 saniye kaldı.]

Ve.

[Verilen süre doldu.]

[Ücret tahsilat başlayacak.]

Etraftaki tüm sesler kayboldu.

Sanki dünya dönüyormuş gibi baş döndürücüydü.

Soluk soluğa yukarı baktım. Gözlerimi kırpıp görüşümü kontrol ettim, nefesimi düzene soktum.

Her şey normaldi.

Süre sınırı geçmesine rağmen ölmedim.

Kalbimin derinliklerinde belli belirsiz bir duygu çakıp gitti.

Yanımda yatmakta olan okur ahjussi doğrulup sordu.

"…Başardın mı?"

Başımı salladım, yavaşça ağzımı açar açmaz, yanımda bir şeyin düştüğünü duydum.

Kafası yok olmuş Lee Cheoldoo'nun iri bedeniydi.

İrkilen okur ahjussi titreyerek mırıldandı.

"Hıı…?"

Lee Cheoldoo'nun bedeninin ötesinde, Geumho istasyonunun kasvetli manzarası açığa çıktı.

İlk gördüğüm, Hayat Kilisesi'nin dini lideri Kim Chulyang oldu.

Bana bir şey söylüyordu. Sesini duyamıyordum, ama sözleri hayal etmek zor değildi.

「Aman Tanrım.」

Oğluna yoğurt götüren Lee Hyekyung'a, kız arkadaşıyla buluşacak olan Jung Hanchul'a ve eşiyle tavuk lokantasına gideceğini söyleyen Ji Hyungdong'a baktım.

「Burada '1863'ün anlamını bilen var mı?」

Pat-pat-güm, Kim Chulyang'ın kafası patladı.

「Tabii ki kimse bilmiyor.」

Ondan başlayarak, her yerde insanların kafaları patladı.

Lee Hyekyung, Jung Hanchul, Ji Hyungdong…

Karakterlerin kafaları, sanki hiç var olmamışlar gibi teker teker yok oluyordu.

Sendeleyerek Kim Chulyang'a doğru yürüdüm. Kim Chulyang'ın kafasının olduğu boşluğa bakarken, çokta iyi düşünemediğim yüzünü hatırlamaya çalıştım.

Ama aklıma gelmedi.

Çünkü yüzlerini hiç tarif etmemiştim.

ORV'de kullanılmıyorlar.

Önceden yaratılmış olan ama kullanacak yer bulamadığım için yalnızca arka planda kalmış olanlardı.

「Hayat Kilisesi.」

Kurguya göre, Hayat Kilisesi yalnızca 'hayat' olarak tanımladıkları varlıkları kabul edip geri kalanını katleden sahte bir dindi.

Lee Hyekyung, Jung Hanchul, Ji Hyungdong… bu istasyondaki herkes aynıydı.

Yazılmamış olanlar asla yazılmayacak.

Burada bir 'kurgu' olarak kalacaklar, kimse tarafından okunmayacak.

「Sırf biri onları kötü adam olarak tasarladı diye.」

Yana baktığımda, okur ahjussi ağzı açık duruyordu. Geumho İstasyonu'nun manzarası, adamın retinasına metin gibi kazınmıştı.

Böyle bir ahjussi'ye bakarken düşündüm.

Düşündüm.

「Bir roman yazmak istiyorum.」

Akan kan, dökülmüş mürekkep gibi tüm metro istasyonunu kapladı. Etrafa baksanız da, bizden başka kimse kalmamıştı. Yavaş yavaş bacaklarım güçten düştü.

Okur ahjussi şaşkınlıkla mırıldandı.

"Bu nasıl…"

"…"

"Onları kurtarmaya çalışıyordun, değil mi…?"

Bir an tereddüt ettikten sonra cevap verdim.

"Evet."

Aslında ortalarda, mikrop planının başarısız olacağına dair bir önsezim vardı. Ne kadar düşünsem de, takımyıldızlar bu gelişmeyi ilginç bulmazdı.

Yine de bu gerçeği insanlara aktarmadım.

Bunun sayesinde Kim Chulyang, Hayat Kilisesi'nin üyeleri ve Lee Cheoldoo bu hikâyede bir daha boy göstermeyecekti.

Diğer bölgeleri bilmem, ama Geumho İstasyonu'nun tarihi ana hikâyeden pek farklı olmayacaktı.

「Bu bölgede yalnızca bir hayatta kalan var.」

Tavana baktım. Göz kamaştıran ışıkta Bihyung bana yukarıdan bakıyordu. Gerçekten etkilenmiş görünüyordu.

Hikâyeden sarhoş olmuş dokkaebi'nin gözlerine bakarak Yoo Joonghyuk'un favori sözünü mırıldandım.

「Lanet Yıldız Yayıncılığı.」

Şimdi başıma neyin geleceğini biliyorum.

Ensemden kanın damladığını hissettim.

[<Yıldız Yayıncılığı>'nın iradesi size bakıyor.]

Sadece yıldızların istediğini gösteren bu lanet dünya, yönetmenliğinde fazla kurgusal.

İşte bu yüzden kafam ancak herkesin kafası patladıktan sonra patlıyor.

[Çok az sayıda takımyıldızı size bakıyor.]

[Takımyıldızı 'Ayak Takımının Hükümdarı' sizi gördüğüne mutlu.]

Yaklaşan ölümün korkusunu dağıtmaya çalıştım.

Korkutucu değil. Ölürsen, bu korku bile yok olur.

En son okur ahjussi'ye baktım.

"Ahjussi."

Ahjussi başıma neyin geleceğini bilerek elini salladı. Gözlerine yaşlar doldu.

"Aa, hayır. Dostum. Hayır."

En azından Kim Dokja ile karşılaşana kadar, hikâyemin başkahramanını görene kadar hayatta kalmak istedim.

Ne var ki.

"Sonuna kadar hayatta kalmayı unutma."

Çoktan karşılaşıp karşılaşmadığımızı bile bilmiyorum.

Bu hikâyenin sonuna kadar ahjussi'ye uzun bir hayat diledim.

Kafamdan bir şeyin aktığı hissiyle birlikte beyaz bir karanlık çöktü.

Son anda, eğer bir roman olsaydı bu sahnenin nasıl kullanılacağını düşündüm.

Okurlar ölümüm hakkında ne der acaba. Sorabilirsiniz pekâlâ.

Ölmemin doğal olduğunu düşünüyor olmalısınız.

Ölmem gerekmesinin pek çok sebebi vardı.

Yakaladığın ilk böceği hemen öldürmemek.

Durumu daha sakin yönetmemek.

Yarattığım karakterlere olgunlaşmamış sempati duymak.

Çünkü bu hikâye Bilge 'Okuyucunun' Bakış Açısı.

Sebep ne olursa olsun, ölmek için yeterli sebep vardı.

Değerimi ispatlayamdığım için ölüyorum.

İşte o yüzden şaşırdım.

Niye hâlâ ölmemiş olabilirim?

rlaehrwk37: Bir sonraki bölümü dört gözle bekliyorum.

Bir anda kendime geldim.

Kafamdan damlayan kanı sildim. Az önce Lee Cheoldoo'dan aldığım yara. Neyse ki o kadar derin bir yara değildi.

Bulanık zihnim yeniden açıldı. Hem nefesim hem nabzım normaldi.

「Ölmedim.」

Ne hikmet?

[İlk senaryoyu tamamladınız.]

Kanlı avuç içime baktım.

Böceği öldürmedim.

Mikroplar canlı sayılmadı.

O zaman nasıl?

[Toplam 19 canlı öldürdünüz.]

[Öldürme Geçmişi: 19 insan.]

[1.900 jeton kazanıldı.]

[Daha önce kimsenin denemediği eşsiz bir yöntemle öldürmeyi başardınız!]

[Az sayıda takımyıldızı cinayet stratejinizden etkilendi.]

Başımı çevirip ahjussi'nin yüzüne baktım. İnanılmaz bir şekilde, adam ağlıyor ve elimi tutuyordu.

Böylece ahjussi'ye bakarken, bana ne olduğunu fark ettim.

[<Yıldız Yayıncılığı> eşsiz öldürme yönteminizi kabul ediyor.]

[İnsanları yanlış bilgiyle kışkırtıp intihara sürüklediniz.]

.

.

.

[Büro öldürme yönteminize sınırlı tanınma verdi.]

[Büro öldürme yönteminizi kışkırtma katliamı olarak adlandırıyor.]

.

.

.

[Bazı takımyıldızları gösterdiğiniz yeni senaryoya sponsor oluyor.]

[4.000 jeton sponsor edildi.]

[Var olmayan bir başarımı elde ettiniz!]

[İnanılmaz bir katliamla 'timsah katil' başarımını elde ettiniz.]

Başımı çevirdiğimde, peron kapısına yansıyan yüzümü gördüm.

Soruyordu.

「Bunun olacağını gerçekten bilmiyor muydun?」

Yalnızca arka planda var olan On Kötü'lerden biri, Kim Chulyang, bu adam yüzünden Geumho İstasyonu'nda hayatta kalmadı.

Şimdi onun kim olduğunu biliyordum. Kim Dokja gelmeden önce Geumho İstasyonu'nun lideriydi.

Kışkırtma'yı serbestçe kullanan, insanları manipüle eden ve en kısa sürede bir grup kuran adam.

TWSA'nın bazı regresyonlarında hayatta kaldı ve On Kötü'lerin tepesine yükseldi.

Bu adamın daha önce hiç görmediğim, gözleri kapalı bir karakter olmasının sebebi.

Bu yüzden bu karakterin görünüşünü hiç tarif etmemiştim.

Çünkü bu herif,

「…Onun gibi adamlar dışında herkes iyi.」

ORV'deki sayısız figür arasında sevmediğim tek kişi oydu.

Bir yerlerden davul sesi duydum, istasyondaki ışıklar sertçe kırpıştı. Bir şeyin ufalandığını duydum.

Sesinden anlayabiliyordum.

[Ana Senaryo #1 — Değer İspatı sona erdi.]

Bildiğimiz gerçekliğin çöküşünün sesiydi.

[Temel bitirme ödülü olarak 300 jeton kazanıldı.]

[Kanal kullanım ücreti olarak 100 jeton kesildi.]

[Ek ödül tahsilatı şimdi başlayacak.]

Bir bölüm sona ermiş, bir sonrakisi başlıyordu.

[Şu an cisimleştiğiniz kişi 'Cheon Inho'.]



RoS: Ne maceraydı ama! Böceklerden miktoplara mikroplardan insanlara, bitmek bilmeyen bir hayatta kalma mücadelesi. 19 kişinin sırayla patladığı sahne, ORV'deki favori vahşet sahnem, hayal etmesi dahi muazzam etkileyici. Ve en sonunda hangi kararktere büründüğümüzüde öğrenebildik, Om Kötü'den Cheon Inho. Ama acaba bizim Kim Dokja'mız nerede?Önümüzdeki bölümlerde denk gelebilecek miyiz?

Önceki Sonraki

Hata ve önerilerinizi Discord Sunucumuza katılarak paylaşabilir ve yeni bölümler yayınlandığında anında haberdar olabilirsiniz!

Topluluğa katıl, teorilerini paylaş ve yeniliklerden haberdar ol!

Discord'a Katıl!