Bölüm 553: 0. Sahne — Bu Bir Duyuru Değildir
Bilge Okuyucunun Bakış Açısı Yan Hikâye
Sonsöz. Bu Bir Duyuru Değildir
*
Herkese, bu kadar uzun süre beklediğiniz için teşekkür ederim. Bilge Okuyucunun Bakış Açısı'nın yan hikâyesi nihayet başladı.
Yazmaya başladım, ama açıkçası ne yazacağıma dair en ufak bir fikrim yok. Bu hikâye zaten en başından beri bir yan hikâye düşünülerek yazılmamıştı.
Molam sırasında ana hikâyeye bıraktığınız yorumları okudum ve gerçekten şaşırdım.
Siz birer dâhisiniz.
Size kıyasla kafamda neredeyse hiçbir düşünce yok. O kadar az ki… doğrusu, başkahramanı bile henüz belirlemedim.
Ana hikâyeyi yazarken içerik hiç zorlanmadan akıp giderdi, ama şimdi biri ensemin arkasına sert bir darbe indirmiş gibi kafam bomboş.
Yine de bir duyuru yazmamın sebebi, en azından bir duyuru yazıyor olmam.
.
.
.
Oraya kadar yazdıktan sonra durdum ve geri silme tuşuna bastım.
Lanet olsun, ne yapıyorum ben?
Durum ne kadar kötü olursa olsun, bu profesyonel bir yazarın yazacağı bir şey değildi.
Bu noktada, bunu okuyan sizler şunu merak ediyor olabilirsiniz:
Bunu yazan yazar da kim ya? Ve ORV'nin yan hikâyesini neden o yazıyor?
Kimliğim 『Bilge Okuyucunun Bakış Açısı』'nın 549. bölümünde geçiyor ama sanırım adımı kimse hatırlamayacak, o yüzden sevgi dolu bir kalple tekrar tanıtayım.
Sadece söylemek tadını kaçırır, müsaadenizle Kim Dokja gibi anlatayım.
Adım Lee Hakhyun (李鶴翾).
Babam, bana bu adı koyması için bir falcıya üç yüz bin Won gibi yüklüce bir ücret ödemiş.
'Turna' anlamına gelen Hak (鶴) ve 'uçmak' anlamına gelen hyun (翾).
Tam emin değilim, ama anlamı muhtemelen asil bir turna gibi uçmak falan olsa gerek.
Bana bu adı koyan falcı birkaç yıl sonra battı ve babam işte o zaman hyun (翾)'un 'Uçmak' anlamının önünde gizlenmiş parantezleri fark etti.
翾 Hyun, uçmak
1. (Azıcık) uçmak.
Şimdi içinde bulunduğum bu hâl o kahrolası isim yüzünden midir bilmiyorum, ama kısacası ben şöyle biriyim.
Lee Hakhyun, 33 yaşında.
(Azıcık) başarılı web roman yazarı.
Bu arada, tek başarılı eserimin adı, şu an okuduğunuz eserin ta kendisi.
Bilge Okuyucunun Bakış Açısı — Toplam 551 Bölüm
— Yazar: Lee Hakhyun
551 bölümlük uzun soluklu fantastik roman, 『Bilge Okuyucunun Bakış Açısı』.
Kısaca 'ORV'.
Evet, doğru. O benim eserim. Ama yazar adı biraz tuhaf mı geldi?
Lee Hakhyun adını hiç duymadınız mı?
O zaman belki başka bir dünya-çizgisinden gelen bir ORV okurusunuzdur.
Benim dünya-çizgimde, ORV'nin yazarı benim.
…
Girizgâhı toparlayıp yan hikâyeye başlayalım artık, ne dersiniz? Yazarın hikâyesini neden anlatıp duruyorum ki zaten?
Farkındayım — herkesin merak ettiği şey 'Kim Dokja'nın hikâyesi'.
Kim Dokja arkadaşlarına geri döndü mü? Yoksa dönmedi mi?
Merak ediyor olmalısınız. Bu yüzden bu romana tıkladınız. Bu yüzden 『Bilge Okuyucunun Bakış Açısı』'na tıkladınız.
Sizin gibi herkese söyleyecek bir şeyim var.
Tebrikler. Kandırıldınız.
Çünkü bu hikâye Kim Dokja'nın hikâyesi değil; Lee Hakhyun adlı bu meçhul insan hakkında dağınık saçmalıklardan oluşan bir yığın.
Özür dilerim, okur-nim'ler.
Açıkçası sizi kandırmayı ben de istemezdim. Ben de Kim Dokja'nın hikâyesini anlatmak istiyorum. Ama ne kadar uğraşsam da aklıma bir hikâye gelmiyor.
Şimdiki ben yalnızca bir mucize umabilirim.
Tıpkı ORV'nin 549. bölümünde yazıldığı gibi Yoo Joonghyuk'un sihirli bir şekilde belirip ensemin arkasına vurması gibi.
Ya da Han Sooyoung'un ORV'nin 551. bölümünden sonraki hikâyeyi bana aktarması gibi.
Ya da—
Çüçüçüçüt
.
Ah, az önceki ses olasılık kıvılcımının sesi değildi.
Çüçüçüçüt
.
O ses, cep telefonumun titreşim sesiydi.
Bakalım, gönderen…
[Baş Dokkaebi]
Aman Tanrım. Şu an beni arayan kişi Bihyung değil, bekleyen varsa diye söyleyeyim.
Bir yazarın Baş Dokkaebi'si kim olurdu ki?
— Yazar-nim.
Tabii ki, baş editörüm.
Adı Ji Eunyu. Sektörde pişkin bir PD ve beni edebiyat romancılığından alıp bu sektöre getiren kişi.
PD: Kore medya sektöründe "Producer" (Prodüktör) kısaltması; yayıncılıkta editör-yapımcı rolünü üstlenir.</?>
— Yazar-nim?
Bu ne saçmalık?
"Evet, Editör-nim. Dinleyin. Az önce aklıma harika bir yan hikâye fikri geldi."
— Gerçekten mi?
"Ya ben ORV yan hikâyesinin başkahramanı olursam?"
Kısa ve uğursuz bir sessizliğin ardından Ji Eunyu cevap verdi.
— Dinliyorum.
"ORV'nin talihsiz yazarı kafayı çeker, sızar ve
çüçüçüt
!
Bu sesle birlikte yeni bir dünyaya ışınlanır ve—"
— Yazar-nim.
"Evet."
— ORV'den önce ne yazdığını hatırlıyor musun?
Hatırlamak istemediğim bir anı depreşti.
"Yazarın başkahraman olduğu eser."
— Peki ona ne oldu?
O günden beri 'başarısız oldu' kelimesini asla kullanmamaya karar vermiştim.
— Yazarın başkahraman olduğu o eseri yazdığında ne oldu?
Tabii ki çoğu yazarın kararları 3 günden az sürer.
"Başarısız oldu."
— Demek ki onu yazmalı mısın, yazmamalı mısın?
"Yazmamalıyım."
— Ders bitti.
Aynı anda iç çektik.
— Şaka bir yana, ne yapacaksın? Serileşmeyi başlatmaya söz verdin. Dosyayı teslim etmen daha ne kadar sürer?
"Şey, Han Sooyoung yan hikâyeyi yazdığında mı?"
Bu aralar gerçekten böyle düşünüyordum.
Asıl yazar Han Sooyoung değil miydi ve ben de sadece onun bana gönderdiği dosyayı kâğıda döken bir tür yazar-terminal falan değil miydim?
Öyle olmasaydı neden bir dosya çıkaramıyordum?
— Şu an bilgisayar oyunu oynamıyorsun, değil mi? Az önce bir oyun başlattığına dair bildirim aldım?
Yüklenmekte olan oyunu kapatarak cevap verdim.
"Ben oyun oynamak için mi oyun oynuyorum sanki? Fikir bulmaya çalışıyorum."
— Fikir almak için oyun oynayan bir yazar, fikirleri aldıktan sonra da oyun oynar. Unuttun mu?
"Aslında biraz yazdım. Editör-nim'in istediği gibi olduğundan pek emin değilim ama—"
— Yan hikâye için ara verme duyurusu yazıyordun, değil mi? Yok daha neler, serileşmeye daha başlamadın bile, önce onu yazman mantıklı mı?
Bazen Ji Eunyu tam bir dokkaebi gibi konuşuyor.
— Önceki eserlerinle bir harman yazacağını söylemiştin. Ona ne oldu?
Netleştireyim, 'önceki eserlerim' derken kastettiği şey geçmişteki çalışmalarım. Kısa bir liste şöyle.
『Ork Filozof』
『Sonsuz Mahkûm』
『Sistem Kırıcı』
『Yıkılmayacak Dünyanın Büyücüsü』
『Ben-kılıç Ustası』
『Yıldız Yazar Nasıl Olunur』
…
"Hepsi başarısız eserler. ORV bile, durup dururken o çuvallanmış dünyaları içine harman edersem çuvallar."
— Benim için hepsi ilginçti.
"Öyle deseniz de…"
— Yazar-nim'in hikâyesini bekleyen çok sayıda okur var.
"Nerede?"
Söylemesi utanç verici olsa da, 'ORV' bir zamanlar platformunun en iyi ücretsiz romanıydı ve bir süreliğine her şey güzel gidiyordu.
Okurlar romanımı sevmişti; çeşitli çevrimiçi topluluklarda inceleme konuları açılmıştı.
Ara sıra gizlice 'Bilge Okuyucunun Bakış Açısı' diye aratır, okurların tepkilerini görünce memnun olurdum.
Bu hikâye bir zamanlardı.
Şimdiyse romanımı kimse hatırlamıyor.
— Sözlerimi çarpıtma. Var olduklarını söyledim sana? Üstelik çok sayıdalar.
Acı acı gülümsedim.
Tamamlanmasının üzerinden üç yıl geçmiş bir romanın ne kadar okuru olabilirdi ki?
"Elimden geleni yapacağım."
Somurtkan bir şekilde cevap verip telefonu kapattıktan sonra, bugün muhtemelen bir şeyler içmem gerektiğini düşündüm.
Dizüstü bilgisayarımı kapatıp yakındaki bir bakkala gidip bir kutu bira ve bir atıştırmalık seçtim. Önce cips aldım, sonra geri koyup protein bisküvisini kaptım.
Artık bunlara dikkat etmem gereken bir yaştayım.
Ödemeyi kısaca halledip birayı yudumlarken Ji Eunyu'nun sözleri aklıma geldi.
「Yazar-nim'in hikâyesini bekleyen çok sayıda okur var.」
Hikâyelerimi bekleyen okurlar hâlâ var mıydı ki?
Biramı dikip web roman platformunu bir kez daha açtım.
Bu süre zarfında gelen kutum ağzına kadar mesajla dolmuştu. Serileşmeye devam etmem için sistem mesajları, yeni serileşmelerin başladığını duyuran diğer yazarlardan mesajlar vardı.
Ve okurların bıraktığı mesajlar.
— 14yaşındaortaokullu
…
Bazı mesajlar tatlı, bazıları içtendi.
— Bu romanı okumak askerlik hayatımın en güzel anlarından biri oldu…
Hepsi okurların bana bıraktığı Hikâye parçalarıydı.
Ve üç yıl geçmişti.
Ortaokul öğrencisi olan bir okur lise öğrencisi olmuştu.
Lise öğrencisi bir okur üniversiteli, askerdeki bir okur terhis, iş arayan bir okur da iş sahibi olmuştu… umarım.
Her hâlükârda okurlar yeni bir şeye dönüşüp bu hikâyeyi geride bırakmışlardı, bense hâlâ aynı yerde duruyordum; cipsin yerine protein bisküvisini seçen sıkıcı bir insana dönüşerek.
— Eğlenceli bir yolculuktu, yazar-nim.
Bir anlığına tıkandım ve biramdan biraz döktüm.
Bildirim sesinin az önce çaldığını düşünürsek, mesaj yeni gelmişti.
Serileşmenin bitmesinden üç yıl sonra yazara birinin mesaj göndereceği aklımın ucundan geçmezdi.
— Gönderen: Temsilci Kim Dokja
Gönderenin kimliğine baktığımda aklıma hemen bir şey geldi.
Temsilci Kim Dokja.
Serileşmenin zirve günlerinde böyle takma adı olan bir okur vardı.
— ORV'nin bitmesinin üzerinden üç yıl geçti. Eski günleri hatırlattığı için her yıl bu sıralar baştan sona okurum; bu yıl da keyifle okudum. Her okuduğumda farklı bir roman okuyormuşum gibi büyüleyici bir his oluyor.
Üç yıl öncesi birden aklıma geldi. O zamanki serileşme takibi sırasında gerçekten harika vakit geçirmiştim.
Söylemek istediğim buydu…
Bu okur her gün yorum bırakır, her seferinde kişisel incelemeler bile gönderirdi.
Kısacası, 'Temsilci Kim Dokja' takma adına yakışan biriydi.
— Hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama.
Tabii ki hatırlıyordum.
Her gün teslim tarihine yetişmek için kendimi ölümüne yazdığım, yorgun bir hâlde yatmadan önce okurların bıraktığı mesajları ve yorumları okuduğum günlerin anıları.
O zamanı benimle birlikte göğüsleyen insanlar olmasaydı yalnızlığa dayanamaz, o son cümleyi asla yazamazdım.
Tereddüt ederek klavyeye uzandım. Bu sefer okura bir romanla değil, kendi sözlerimle cevap vermek istiyordum.
Ne var ki.
— Yarın akşam 7'de küçük bir hayran etkinliği olacak. Vaktiniz varsa katılıp keyfini birlikte çıkarabilmenizi umarım. Teşekkür olarak yazar-nim için özel bir hediye hazırladım.
Hediye mi?
— Kusura bakmayın ama etkinlik giriş ücretini ödemeniz gerekiyor. Benim de geçinmem lazım.
Bir an için ORV'nin prologu aklıma geldi.
Prologda Kim Dokja, yazar tls123'ten bir mesaj alıyordu.
Sonsözün paralı içerik olacağını belirten bir mesaj.
Yani bu, eski bir okur-nim'in hazırladığı küçük bir şakaydı sanırım.
Cevap yazmaya başladım.
— Çok teşekkür ederim, okur-nim. Ama bu düşünceniz benim için hediye sayılır zaten. Giriş ücreti paralıysa… bu hediyeyi benim satın almam anlamına gelmiyor mu? ( uhaha )
Ayrı bir hediye hazırlamamışlardır gerçekten, değil mi?
Ama hazırlamış olsalar bile, gönül rahatlığıyla kabul edebileceğim bir şey değildi. 3 yıldır yan hikâye yazamamışken nasıl yüzsüzce bir hediye alabilirdim ki?
Onu bir kenara koyarsak, şu (mu ahaha) kısmını çıkarsam daha mı iyi olur acaba? Artık kullanılmıyor mu ki bu?
O zamanki ben, birayı yudumlarken masumca böyle düşünüyordum.
Ertesi gün hayatıma ne olacağından habersizce.
…
Buraya kadar okuyanların kafası karışmış olacak.
Açıkça 'ORV Yan Hikâyesi'ne tıkladım, bu ne halt şimdi?
Muhtemelen böyle bir şey düşünüyorsunuzdur.
Sizin gibi olanlar için, bu hikâyenin geleceği hakkında önemli bir spoiler vereyim.
Bu hikâye 『Bilge Okuyucunun Bakış Açısı』'nın yan hikâyesidir.
Hepimizin unuttuğu o 'Kim Dokja' hakkında bir hikâye.
RoS: Herkese merhaba, ben çevirmeniniz RoS. Geçtiğimiz günlerde ORV'yi tekrar okurken "neden aynı anda yan hikayenin çevirisine de devam etmiyoruz ki?" dedim ve işte burdayız. Kaliteli, insan çevirisi olmasaydı yan hikayeye başlamayı düşünmüyordum fakat güzelce zaman harcadıktan sonra çeviriyi edindim ve ilk bölümün çevirisine şuan - 10 Nisan - sabahı başladım.
Yan hikayenin havasının çok farklı oluşu, yazarımızın ne yaptığı ve dünya hakkında Dokja'dan farklı bir algıya sahip olması, birde yazarın yazarken yaşaması ve bende çevirirken yazdığım için sanki benim bu yan hikayeyi yazıyormuşçasına hissettirmesi sabah sabah yüzüme nasıl bir gülümseme kondurdu anlatamam. Sanki yenilenmiş, diğer yarımı bulmuş gibiyim.
Yan hikayenin tek eksik parçası, manhwa uyarlaması henüz olmaması ve fazla görsel bulunmaması, bu yüzden Ana hikayede yaptığım gibi manhwa da karşılık gelen kısımları ekleyrmeyeceğim. Ne hayran nede resmi çizim de pek yok. Bu yüzden Discord sunucumuzda bulduğumuz görselleri ve daha fazlasını paylaşıyoruz, katılmayı unutmayın.
Sonraki bölümde görüşmek üzere!